![]() |
|
|||||||
| Portal | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
Dijital Dunya Forum Sohbet
[Arşiv]
|
|||
|
|||
|
|||
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#121 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Abdaliye Devleti
Afganistan’da Abdalî kabilesinin kurduğu devlet. Aslen bir Türk boyu olan Abdalîler, Gazneliler zamanında Müslüman oldular. Uzun süre dağlarda yaşayan bu Türk boyu, Babürlüler Devleti ile Safevi Devleti'nin arasının bozuk olduğu bir sırada, Tarnak ve Argandab vadilerine indiler. Bölgenin durumu itibariyle iki büyük devlet arasında yaşamalarına rağmen, kendi başlarına hareket ediyorlardı. Bir süre sonra Herat eyaletinin yönetimini ele geçiren Abdalîler, üzerlerine gelen Safi Kuli Han komutasındaki İran ordusunu hezimete uğrattılar ve Nadir Şah devrine kadar bölgenin hakimi oldular. Nadir Şah, Safevi Devletini yıktıktan sonra, zamanın karışıklıklarından faydalanarak, Meşhed’i ele geçiren Abdalîleri yenilgiye uğrattı. Nadir Şah, Abdalîlerin askeri gücünden faydalanmak ve Gılzaler kabilesini kontrol altında tutmak için, onları Kandehar bölgesine yerleştirdi. Abdalîlerin reisi Ahmed Han, Nadir Şahın vefatından sonra Kandehar’ı ele geçirerek hükümdarlığını ilan etti (1747). Hindistan üzerine yürüyerek birçok şehri ele geçirdi ve Delhi’ye kadar ilerledi (1757). Ahmed Şah'ın, 1773 yılında ölümünden sonra yerine geçen oğlu Timur Şah, hükümetin merkezini Kandehar’dan Kabil’e nakletti. 1800’den 1842’ye kadar, karışıklık ve kardeş kavgalarının devam ettiği Abdaliye Devleti, bu tarihte yeni Afgan Devleti emiri Dost Muhammed Han tarafından ortadan kaldırıldı. __________________
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
| Sponsored links | |
|
|
|
|
|
#122 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Celayirliler
İlhanlılardan sonra, Irak ve Âzerbaycan’da hakimiyet kuran Türkleşmiş Moğol Hanedanı. Celâyirlilerin ataları, Cengiz Han'a ilk yıllarında büyük yardımlar yapmış ve bunlardan bazıları mühim devlet kademelerine yerleşmişlerdi. Celâyirlilerden Emir Hasan Büzürg, İlhanlıların ileri gelen komutanlarındandı. İlhanlı Sultanı Ebû Saîd’in ölümü ile çıkan karışıklıktan istifade ederek, devletin idaresini eline geçirmeye çalıştı. 1340 yılında Bağdat’ta bağımsızlığını ilan etti. 1356 yılında ölünce, yerine oğlu Şeyh Üveys geçti. Üveys, Âzerbaycan ve Tebriz’i, peşinden de Musul ve Diyarbekir’i ele geçirdi (1364). Celâyirli Devleti en geniş sınırlarına ulaştı. Şeyh Üveys’in vefatı üzerine, yerine, oğlu Hüseyin geçti (1374). Muzafferîler ve Karakoyunlular'la mücadele eden Sultan Hüseyin'in, kardeşi Ahmed tarafından 1382’de öldürülmesi üzerine iç karışıklıklar başladı. Sultan Ahmed, Âzerbaycan ve Irak’ı, diğer kardeşi Bayezid de Irak-ı Acem ve Doğu Anadolu taraflarını alarak ülkeyi paylaştılar. Fakat 1393’te, Timur Han, Bağdat üzerine yürüyüp Sultan Ahmed’i kaçırttı. Memluk hâkimiyetindeki Şam’a sığınan Sultan Ahmed, bilahare Bağdat’a geri döndü. Timur’un tekrar gelmesi üzerine, Osmanlılar'a sığındı (1400). Timur Hanla Yıldırım Bayezid Hanın arasının açılmasına sebep oldu. Ankara Savaşı (1402) sonrasında Şam’a sığındı ise de,Timur Hanın baskısı ile Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’la birlikte hapsolundu. İki sultan, hapiste dostluklarını ilerletip, ülkelerinin sınırlarını tespit ettiler. Serbest bırakıldıktan bir süre sonra Timur Hanın vefat etmesi (1405) üzerine çıkan karışıklıklardan istifadeyle, ülkelerine döndüler. Bir süre devam eden iki sultanın dostluğu, bir yaylak meselesinden dolayı bozuldu (1410). Yapılan savaş neticesinde Ahmed Celayir’i esir alan Kara Yusuf, onu çocukları ile birlikte öldürttü. Bağdat’ta Şah Mahmud adında bir çocuk, Celâyirli tahtına geçirildi ise de Karakoyunlular, Bağdat’ı da ele geçirip Celâyirli hâkimiyetini ortadan kaldırdılar (1411). Celâyirlilerin bir kolu, Irak-ı Arap’ta bir müddet hükümran olduysa da, Karakoyunlu istilası neticesi, hayatiyetleri sona erdi (1432). Celâyirliler döneminde, İlhanlı istilası sırasında yakılıp yıkılan Bağdat, yeniden imar edildi. Yapılan güzel eserlerle şehir, tekrar ilim merkezi olmaya başladı. Emir Hasan’ın başlattığı Mircâniye Medresesinin inşaatı, Şeyh Üveys zamanında tamamlandı. Türk unsurlar, Irak’ın her tarafına yayıldı. Ülkede Türkçe, Arapça'dan sonra ikinci dil oldu. Şairler ve edipler, Celâyirli sarayında toplandılar. Celâyirli idarî teşkilâtı, devamı oldukları İlhanlıların idarî teşkilatının aynısı idi.
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
|
|
#123 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Tuğluklular
Hindistan’daki Türk-İslâm hânedanlarından. Hânedanın kurucusu ve ilk hükümdarı Gıyâseddin Tuğluk, Kalaçların son sultanı Kutbeddîn Mübârek Şah zamanında (1316-1320), Pencab ve Sind’de valiydi. Halacîler saltanatına son veren Nâsıreddîn Hüsrev Şahın sultanlığını tanımayarak, Delhi üzerine yürüdü. Sultan Raziye Türbesinin yakınındaki Lahravat mevkiinde, Nâsıreddîn Hüsrev Şahı, büyük bir bozguna uğrattı. 6 Eylül 1320’de, Delhi tahtını ele geçirdikten sonra, yakınlarının ısrarı ile, sultanlığını ilan etti. 1323’te Kakatiya racalığını, 1325’te Bengal’i aldı. Gıyâseddin Tuğluk Şahın, aynı yıl Delhi’de ölümü üzerine, yerine oğlu Muhammed geçti. Gıyâseddin Muhammed Şah, edebiyat ve fennî ilimlerde mütehassıs olduğu kadar mahir bir kumandandı. Devlete malî destek için yeni vergiler koydu. Moğol Tarmaşiri’nin Mâverâünnehir’e taarruzuna, 1329’da muvaffakiyetle karşı koydu. Moğol işgalindeki Orta Asya’yı zaptetmek için, Pamir yolu ile sefer düşündüyse de gerçekleştiremedi. Türk ve İslâm âlemiyle devamlı temasta bulundu. Kahire’deki Abbasî Halifesi Birinci Müstekfi (1302-1340) de, Gıyâseddin Muhammed Şahın saltanatını tasdik etti. Memlûklar'la siyasî münasebet kurdu. Muhammed Şah, 1351’de vefat etti. Evlâdı yoktu. Hindistan âlimlerinin tavassutu ve ordu kumandanlarının ısrarıyla, hânedandan Firûz Şah, 1352’de, Tuğluk Sultanı ilan edildi. Firûz Şah (1352-1388), saltanatın sahipsizliğinden istifadeyle çıkan karışıklıkları, tamamen ortadan kaldırdı. Ülke içinde huzur ve emniyeti sağladı. Birliği kuvvetlendirdi. Ahaliye çok âdil davrandı. Delhi Sultanlığının ekonomik ve kültürel seviyesini yükseltti. Bendler, barajlar yaparak, zirâî mahsulün verimliliğinin artmasını sağladı. Serhend bölgesini sulayan, 240 kilometre uzunluğunda bir kanal yaptırdı. Ortasına da 140 kilometrelik bir kol daha ilave ettirdi. Mektepler yaptırıp, âlimleri himaye ederek, kültür seviyesini yükseltti. Ahâli, Firûz Şaha çok hürmet ederdi. Tarihçiler, Firûz Şahı âdil bir hükümdar numunesi, devrini de emsalsiz bir refah ve saadet devri olarak tarif ederler. Firûz Şah, 1385’te vefat edince yerine, torunu Gıyâseddin Tuğluk Şah geçti. Ülkede iç karışıklıklar çıkıp, hânedan mensupları, saltanat iddiasında bulundular. Saltanat mücadelesinden istifadeyle, Hindular da isyan ettiler, ülke bölündü. Timurlular Hânedanının kurucusu Timur Han (1370-1405), Hind Seferine çıktı. 1398’de Delhi’ye girdi ve Hindistan’ı zaptetti. Tuğluklular ülkesi, hânedanlar arasında paylaşıldığından, devlet bölündü. Siyasî birlik parçalandı. Multan Valisi Hızır Han, Tuğluklular Hânedanını yıktı. Delhi’ye kendilerinin seyyid olduğunu söyleyen “Seyyidler Hânedânı” hakim oldu. (Bkz. Delhi Türk Sultanlığı)
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
|
|
#124 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Adilşahlar
Hindistan’da Bicapur Devleti hükümdarlık ailesi. Hanedanın ve devletin kurucusu olan Yusuf Adil, Behmenilerin hassa askerlerinden idi. Kabiliyetli olduğundan, İkinci Muhammed Şahın takdirini kazanarak yükseldi. Muhammed Şahın vefatından sonra, taht kavgalarından faydalanarak Bicapur’un idaresini eline geçirdi. Ailesiyle Bicapur’a gidip, 1490 senesinde Şah unvanını aldı ve bağımsızlığını ilan etti. Dekken’de Behmeniler'in yıkılmasıyla, Dekken devletleri denilen dört devlet ortaya çıkmıştı. Yusuf Adilşah bu devletlerle sık sık savaşlar yaptı. Ayrıca Hind Denizi ve Hindistan’da hakimiyet kurmak isteyen Portekizliler ile mücadele etti. Portekizlilerin sahile yerleşip üsler kurmasının önüne geçmek istedi. Fakat Portekizliler, Dekken devletleriyle olan mücadelelerden gereği gibi faydalanıp, sahilde üsler kurdular ve git gide kuvvetlendiler. 1504 senesinde Yusuf Adilşah, Şiiliği, devletinin siyasetine esas olarak kabul edince, ülkede ayaklanmalar baş gösterdi. Bidar ve Ahmednagar hanlarına yenilen Adilşah, önce Beras, sonra da Haniş’e kaçtı. Bir sene sonra topladığı ordu ile Bidar Hanı Ali Berid’i yendi. Bicapur’u geri aldı ve ömrünün sonuna kadar diğer Dekken devletleriyle mücadele etti. Yusuf Adilşah’ın hükümdarlığının son yıllarında, Portekizliler Goa’yı ele geçirdiler. Yusuf Adilşah, 1516 senesinde vefat edince, yerine on üç yaşındaki oğlu İsmail Adilşah geçti. Fakat vefatından önce Kemal Hanı oğluna vasi tayin ettiği için, bir süre devleti Kemal Han idare etti. Kemal Han, Cuma hutbesini dört hak mezhepten Hanefi mezhebine uygun olarak okuttu. Ehl-i sünnet itikadına uymayı, devletin resmi siyaseti olarak kabul etti. İsmail Adilşah tahta çıktığı sırada, Portekizlilerin ele geçirdiği Goa limanı geri alındı. İsmail Adilşah, 1521 senesinde Viceyanagar Devleti’nin elinde bulunan Rayçur Duab’ı geri almak için bir sefer düzenledi. İki ordu, Krişna suyu kıyılarında karşılaştı. İsmail Adilşah, askerlerini sudan geçmeye zorlayınca askerin pek çoğu boğuldu. Karşıya geçenler de öldürüldü. İsmail Adilşah, bu savaşta kendi canını zor kurtardı. Dekken devletleri sultanlarından Burhan Nizamşah, Ali Berid ve Alaüddin İmadşah, 1525 senesinde birleşerek, Adilşahlara saldırdılar. İsmail Adilşah’ın başkumandanı Esad Han Lari Türk, bu birleşik orduyu, Şalapur önlerinde bozguna uğrattı. İsmail Adilşah da, babası gibi, ömrünü diğer Dekken devletleri ile mücadele etmekle geçirdi. 1534 senesinde İsmail Adilşah’ın ölümü üzerine yerine geçen oğullarından Mallu ve İbrahim Adilşahlar dönemlerinde, ülke iç karışıklıklar ve Dekken devletleri ile mücadele arasında kaldı. 1579’da Ali Adilşah’ın yerine hükümdar olan İkinci İbrahim Adilşah’ın dönemi, Bicapur Devletinin en parlak yılları oldu. İbrahim Şah, Hindistan'ın en büyük İslam Devleti olan Gürganiye Hanedanlığı ile iyi münasebetler kurdu. İkinci İbrahim Adilşah, Gürganiyye Sultanı Cihangir Şah'tan oğul muamelesi gördü. Cihangir Şah, Adilşahları, Ahmednagar ve Gülkende memleketlerinin fethiyle vazifelendirdi. Adilşahlar, Gürganilerle beraber, Dekken’de diğer devletlere karşı mücadele ettiler. Bu devirde Bicapur Devleti sınırları, güneyde Maysor’a kadar genişledi. İkinci İbrahim Adilşah’tan sonraki hükümdarlar döneminde, devlet yine iç karışıklıklar içerisine düştü. Bu dönemde Adilşahlar, Gürganilere karşı Merathalılara yardım ettiler. Bu olay üzerine Gürgani hükümdarı Evrengzib Alemgir Şah, 1686 senesinde, ordusuyla Bicapur önlerine geldi ve şehri kuşattı. Kuşatma iki ay on iki gün sürdü. Bicapur’un düşmesiyle, Adilşahlar Devleti tarihe karıştı. Son Adilşah hükümdarı İskender’e, Evrengzib çok iyi muamelede bulundu. Himayesine aldı ve yıllık maaş bağladı. Hindistan’ın Dekken bölgesinde, Bicapur’a iki yüz yıla yakın hakim olan Adilşahlar, bölgede Türk hakimiyetini kurdular. Uzun seneler, Portekizlilerle mücadele ettiler. Muazzam sanat ve mimari eserleri inşa edip, kültür ve medeniyete hizmet ettiler. Fevkalade binalar, saraylar, camiler ve türbeler yaptılar. Bunlar arasında İkinci Ali Adilşah’ın, Bicapur’da yaptırdığı cami çok meşhurdur.
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
|
|
#125 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Behmenîler
Hindistan’ın Dekken bölgesinde kurulan Müslüman-Türk Hanedanlığı. Tuğluk-Türk sultanlarından Muhammed bin Tuğluk zamanında çıkan iç karışıklıklarda, Alaeddin Hasan Behmen Şah, Dekken bölgesinde bağımsızlığını ilan etti ve Gülberge şehrini payitaht (başkent) yaptı. Elinde bulunan toprakları; Gülberge, Devletabad, Elliçpur ve Birdar olmak üzere dört vilayete böldü. Bağımsızlığını ilan etmesine yardımcı olan beyleri, bu vilayetlere vali tayin etti. Alaeddin Hasan’ın saltanatı, kurduğu düzeni kabul ettirmek için özellikle Hindulara karşı yapmak mecburiyetinde kaldığı seferlerle geçti. Devleti, Mısır’daki halife tarafından tanındı. 1358 senesinde, Gucerat’a karşı yaptığı seferde hastalanıp vefat etti. Yerine oğlu Muhammed geçti. Muhammed Şahın ilk işi, devlet ve ordu teşkilatını kurmak oldu. Muhammed Şahın bastırdığı para, Hindu devletininkinden daha halis idi. Hindu Varangel ve Viceyanagar racaları, Behmeni topraklarında bulunan Hindu sarraflarla anlaşarak ele geçirdikleri paraları eritip, kendilerininkine çevirdiler. Bastırdığı paraların üzerindeki Kelime-i şehadetin yerine put konmasına kızan Muhammed Şah, Viceyanagar ve Varangel racalarının topraklarına sefer düzenledi ve bu işe vasıta olan Hindu sarrafları idam ettirdi. Viceyanagar racasının ordusu dağıtıldı. Sultan Muhammed’in 1377’de vefatından sonra yerine geçen oğlu Mücahid de, saltanatını Hindularla mücadeleyle geçirdi. Yerine geçen amcası Davud Şahın kısa süren saltanatından sonra, tahta Alaeddin Hasan'ın torunu İkinci Muhammed Şah geçti. Dekken'de İslamiyet, bunun zamanında yerleşti. Sulh ve sükun içinde geçen İkinci Muhammed döneminden sonra tahta çıkan Gıyaseddin ve Şemseddin şahların kısa süren devirleri, karışıklık içinde geçti. Sultan Taceddin Firuz’un hakimiyeti ele geçirmesi ile birlik sağlandı (1397). Viceyanagar ve Kerla racaları ile başarılı savaşlar yapıldı (1398). Yapılan antlaşma neticesinde Hindular, uzun zaman Behmenilere saldıramadılar. Ancak Gücerat ve Malva sultanlıklarının Behmenilere karşı düşmanca tavırlarından cesaret alarak, Behmeni topraklarına girdiler. Sultan Firuz Telingana, Hindularına karşı düzenlediği başarısız seferin akabinde hastalandı ve kardeşi Ahmed Şah sultan oldu (1422). Ahmed Şah, Telingana Devletini tamamen ortadan kaldırdı (1424). Gücerat ve Malva sultanlarına karşı başarılı seferler yaptı. Ölünce yerine Sultan Alaeddin İkinci Ahmed geçti (1436). Bundan sonra Behmeniler Devleti, iç karışıklıklar ve mücadelelere sahne oldu. Hümayun Şah ve Nizam Şah devirlerinde de bu karışıklıklar devam etti. 1461’de çocuk yaşta bulunan Muhammed Şahın tahta geçmesinden sonra, Melik Şah, Türk ve Mahmud Kavan gibi güçlü emirler, idareyi ele geçirdiler. Bu güçlü komutanlar sayesinde, komşu devletlerin saldırıları durdurulup, ticaret ve hac gemilerine musallat olan korsanlara karşı başarılı seferler düzenlendi. Dekken’in batı kıyılarındaki Vişalgarh Kalesi ve Goa Limanı ele geçirildi (1471). Bilgaum ve Bankapur racaları yenildi (1472). Bilgaum ve Telingana bölgesi ele geçirilip, Behmeni Devleti, en geniş sınırlarına ulaştırıldı (1478). Bu devrede, Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed Hanla elçi mübadelelerinde bulunuldu. En güçlü devrini yaşayan devletin toprakları, kuzeyde Berar’dan güneyde Viceyanagar’a, doğuda Bengal Körfezinden batıda Umman Denizine kadar uzanıyordu. Devlet topraklarının büyümesi ile vilayet sayısının artması icab ettiği görüşünde olan vezir Mahmud Kavan, vilayet sayısını dörtten sekize çıkardı. Bundan rahatsız olan valiler, bir komplo neticesi vezirin idamını sağladılar. Sultan Muhammed de ölüp, çocuk yaştaki oğlu Mahmud başa geçince, dört eyalet valisinin herbiri, bağımsızlıklarını ilan ettiler. Merkezde Behmeni Hanedanı, kukla olarak devam etti ise de, idareyi ele geçiren Kasım Bey Beridü’l-Memalik ismindeki Türk Beyi 1527’de Beridşahlar Devletini kurdu. Behmenli Devletinde sultanın muhafızlarına Hassa-Heyl denilirdi. Başlarında Tavaci ve Yasavul’lar vardı. Tavacilere saray teşkilatçılığı yaptıklarından dolayı, Bavdar da denilmekteydi. Devlet teşkilatının ana hatları, Delhi Sultanlığınınki gibiydi. Padişahlık alameti olarak altın para basmak ve günde beş kere nevbet çaldırmak gibi gelenekleri, ilk defa, Sultan Birinci Muhammed başlattı. Behmenli sultanları ve vezirleri, ülke topraklarının çeşitli yerlerinde; camiler, medreseler, hamamlar, hanlar ve kervansaraylar yaptırdılar. Gülberge’de bulunan Büyük Camiyi, Sultan Birinci Muhammed yaptırdı.
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
|
|
#126 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
Beridşahlar
Hindistan’ın güneybatısında Bidar bölgesinde kurulan sultanlık. Behmenîler Devletinin veziri olan Kasım Bey Beridü’l-Memalik ismindeki bir Türk Beyi tarafından kuruldu (1492). Başlangıçta göstermelik olarak Behmenilere tabi olan Beridşahlar, 1527 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Adını Kasım Beyin unvanından alan Beridşahlar Hanedanı, 1619 yılında Babür Sultanı Cihangir Şah tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar, 127 sene hükümran oldu. alıntıdır... bu konu bana göre önemli bir konudur önemli olarak kayıtlara geçerse sevinirim...saygılarımla..
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
|
|
#127 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Dec 2006
Yaş: 36
Posts: 195
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
hepsini okuyabildiğimi iddia etmeyeceğim.. ama gerçekten son derece derli toplu ve usta işi bir paylaşım olmuş..kaynakça anlamında , neredeyse bir başvuru noktası niteliği taşıyor.. kutluyorum.. ellerin kolların dert görmesin sevgili dostum..
|
|
|
|
|
|
#128 (permalink) |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Jan 2007
Posts: 548
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Ynt: Türk devletlerinin tarihi
begendigine sevindim arkadaşım valla konuyu araştıran arkadaşı gerçekten bende tebrik ederim ve bukadar düzenli oluşturulamazdı ve bu konuyu butun forum arkadaşlarımla paylaşmak istedim begendiginede sevindim ayrıca ama dikkatimi ceken bişey var sen gerçek bir okuyucusun ve konuları güzel işliyorsun arkadaşım ayrıca tebrik ader ve teşekkürlerimi sunarım ...
__________________
Tutamayacagım sözler vermem <br />Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem <br />Basit kişilerle polemige girmem <br />Dünyada kimse üzülsün istemem <br />Bazı şeyleri asla affedemem <br />Geçmişe takılıp dert etmem <br />Yaşanmışlıkları kolay silemem <br />Acıyı tanıdıgım için,kimseye çektirmem <br />Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| türk yalanları | yergun_002 | Fıkralar | 3 | 04-20-2007 12:05 AM |
| Türk Zeka Portalı.. | firatocal | Paylasim Icin Yer Bulamayanlarin Mekani | 0 | 02-18-2007 03:16 AM |
| Tarihi Gizemler | django | Genel Kültür Ve Tarih | 3 | 01-27-2007 11:31 PM |
| Medeniyetler Tarihi | django | Genel Kültür Ve Tarih | 1 | 01-23-2007 03:03 AM |
| Türk Driftciler'in videoları | Du_m@N | Otomobil Videoları | 0 | 12-19-2006 04:12 PM |